Akşam olmuştu

Akşam olmuştu neredeyse bütün gün evde olmama rağmen yorulmuştum. Telefonumu şarja takıp yatak odasına geçtim ve biraz yatağa uzandım. Aşk ve sevgimin düştüğü duruma üzülmüş olmalıyım ki gözlerimden yaş akıyordu. Ben bunu hak etmiyorum dedim kendi kendime. Uyuyakalmışım uyandığımda hava kararmıştı. Bütün gün hiçbir şey yememiştim. Midemin ağrıdığını hissettim. Yataktan kalktım ve telefona baktım kimse aramamış ve hiç mesaj yoktu. Midemin ağrısı giderek artıyordu ve açlıktandır çünkü sabahtan beri bir şey yemediğim dendir diyerek mutfağa gittim. Buzdolabını açınca gözüme ilk görünen yumurta oldu. Sonra menemen yaptım ve yedim. Yemekten sonra bir de çay yaptım çayımı alıp çalışma masasına oturdum. Midemin ağrısı biraz hafiflemişti.

Anladım ki bugünde annen gelmeyecekti. Sonra hazırlanıp dışarı çıktım. Bat yam sahiline deniz kenarına vardım ayakkabılarımı çıkarıp elime aldım ve kumsalda yürümeye başladım. Biraz rahatlarım diye düşündüm. Sahil boyunca yürümeye başladım denizden gelen dalgalar bazen ayağımı ıslatıyordu. Rişhonlesion sahiline kadar yürüdüm. rişhonlesion sahiline annen ile yemek yediğimiz restoranın önünden geçerken annen ile restoranda yemek yediğimiz masayı gördüm. Bütün masalar dolu sadece annen ile yemek yediğimiz masa boştu bir an durdum ve o günü canlandırdım. Kolumdan birinin çekiştirdiğini fark edince şaşırdım ve ne var neden kolumu çekiştiriyorsun diye çıkıştım.

Genç bir hanımefendiydi. Özür dileyerek söze başladı ve garson olduğu belliydi kıyafetinden. Restorandaki insanların bakışlarımdan rahatsız olduklarını yarım saattir restorana baktığımı söyledi. Ayrıca siz ağlıyorsunuz dedi. Gözyaşlarımı sildim ve özür diledim ayrıca benden rahatsız olanlardan da özür dilerim lütfen onlara özrümü iletin lütfen dedim. Yürümeye başladım ve ağlıyordum sahil kenarı kalabalıktı. İnsanlar benim ağladığımı görüyordu ara sıra elimin tersiyle gözyaşlarımı siliyordum. İki saatlik yürüyüşün ardından eve döndüm. Biraz rahatlamıştım. Bir kahve yaptım ve sigaramı yaktım.

Çalışma masamın başına geçtim. Masanın üzerinde duran defterlerin arasında bir fotoğrafın ucu görünüyordu. Büyük bir merakla hangi resim diye resmin ucundan tutup defterin arasından çekip çıkardım. Annen ve benim resmimizdi ikimizde gülümsüyorduk resimde. Danube tower hatırası olarak çektirmiştik o resmi Annen Viyana’ya taşındıktan sonra anneni ilk ziyarete gittiğimde Avusturya’nın başkenti Viyana ‘da yer alan 252 metre yüksekliğinde bir televizyon kulesine çıkmıştık. Kule, tuna Nehri’nin kuzey kıyısında Donaustadt semtinde bulunmaktaydı. Viyana’yı birçok kareden görebiliyorduk yüksek kuleydi.

Tepeye çıkış çok hızlı ve rahattı buradaki restoran ta kahve içmiştik ve yemek yemiştik. Resme uzun süre baktıktan sonra yerine koydum. Bir kadeh şarap aldıktan sonra bir sigara daha yaktım. Alkol ve sigara çok içiyordum son günler özellikle yatmadan önce yoksa uyuyamıyordum geceleri. Derdimin çaresi alkol ve sigara değildi biliyorum lakin çok çaresizdim Gece saat on bir olmuştu. Cuma günü bitiyordu bir daha yaşanmamak üzere bir saat sonra cumartesi olacaktı. Göz kapaklarım ağırlaşmış ve yorgunluk çökmüştü ve yatağa uzandım uykum gelmişti.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

instagram default popup image round
Follow Me
502k 100k 3 month ago
Share
Translate »
error: Content is protected !!
Scroll to Top